Dengeli Beslenmenin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi

Posted By on 14 Aralık 2011

A)    Beslenmenin Tanımı:

Büyüme, gelişme, onarım, sağlıklı yaşam ve beden faaliyetlerini devam ettirmek için, tüm besinlerden sistemli bir şekilde ihtiyaç kadar vücuda alınmasına ve kullanılmasına BESLENME denir.

                            B)   Beslenmenin Önemi:

Çocuklar hızlı bir gelişim içindedirler. Bu sebepten dolayı hayatın her evresinde olduğu gibi beslenme, bu dönemde de önemlidir ancak gelişme evresinde olan bireyler olmalarından ötürü daha ayrıcalıklı bir öneme sahip olduğu söylenebilir.

Beslenme, birey ile aile sağlığı açısından önemli olduğu kadar toplumunda fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından da büyük önem taşır. Çünkü toplum bireylerden oluşmaktadır.

Beslenme, daha doğumdan öncesine uzanan bir dönmede dahil edilmesi gereken bir öneme sahiptir. Doğum öncesinde iyi beslenmeyen bebeklerde sürekli (kronik) beslenme bozuklukları oluşabilmektedir. Bu çocuklarda bulaşıcı hastalıklara yakalanma daha kolay olabilmektedir. İyi beslenmeyen bebeklerde büyüme yavaş olmakta; zeka geriliği ve davranış bozukluğu görülebilmektedir.

Beslenmesine dikkat etmeyen çocukların geçirdikleri hastalıklar ağır seyretmekte, boy gelişmesi ve ağırlıkta gerileme görülebilmektedir.

Hayatın belirli dönemlerinde beslenmeye dikkat etmek yeterli değildir. Önemli olan hayat boyu iyi beslenmektir. Çünkü hayatın ilk dönemlerinde yetersiz ve dengesiz beslenmeni zararlarını daha sonraki yıllarda düzeltmek mümkün değildir.

Beslenme konusunda daima dengeli olmak ruh ve beden sağlığı için çok önemlidir.

Beslenmenin, daha doğrusu; dengeli beslenmenin insan hayatındaki önemine değindikten sonra isterseniz gelin beraberce dengeli beslenmenin ne olduğuna ve nasıl dengeli beslenebileceğimize bir bakalım.

                   

     C)   Dengeli Beslenmenin Tanımı:

Büyüme, gelişme, sağlıklı ve verimli olarak uzun süre yaşamak için gerekli olan enerjiyi ve besin öğelerinin her birini yeterli miktarlarda sağlayacak olan besinlerin, besleyici değerlerini yitirmeden, sağlık bozucu duruma getirmeden en ekonomik şekilde almak ve vücutta kullanmaktır. Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması durumu <<dengeli beslenme>> deyimi ile açıklanır.

Bu besin öğeleri vücudun gereksinmesi düzeyinde alınmazsa yeterli enerji oluşamadığı; vücut dokuları yapılamadığından <<yetersiz beslenme>> durumu meydana gelir.

İnsan yeterince yemesine karşın, uygun seçim yapamadığı ya da yanlış pişirme yöntemi uyguladığı için bu besin öğelerinin bazılarını alamayabilir. Bu durumda o besin öğesinin vücut çalışmasındaki işlevi yerine getirilmediğinden yine sağlık bozulmuş olur. Bu durumda da <<dengesiz beslenme>> meydana gelmiş olur.

Yetersiz ve dengesiz beslenme durumlarında vücudun büyüme, gelişme ve normal çalışmasında aksaklıklar olacağından yeterli ve dengeli beslenme sağlığın temelidir demek hiçte yanlış bir söz olmaz.

Dengeli beslenme besin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve alınan besinlerin sağlayacağı enerji göz önünde bulundurularak sağlanabilir. Dengeli beslenme söz konusu olduğunda kişinin yaşam biçimi, zevkleri, yeme alışkanlıklarını da göz önünde bulundurmak gerekir.

Nasıl dengeli beslenebileceğimize değinmeden önce besin gruplarına bir göz atmada, onları biraz tanımada fayda vardır.

  Besinler üç ana gruba ayrılırlar: Proteinler, yağlar ve karbonhidratlar.

Proteinler (Yapıcı Besinler): Biyolojik denge için gerekli protein; demir ve kalsiyum bakımından zengin besinleri içerir. Bu tür besinler hücre yapımı ve yenilenmesinde büyük rol oynar. Proteinlerin ana görevi yeni doku yapma, dokuları tamir etmedir. Vücutta sayılamayacak kadar çok görevi vardır. Bunlarda en önemlileri; enerji sağlanmasına yardımcı olma, alınan besinlerin sindirilmesine yardımcı olma ve az önce yukarıda değindiklerimiz olarak sayabiliriz.

Proteinler genel olarak; et, balık, sakatat, süt, peynir, yoğurt, yumurta, soya fasulyesi, kuru fasulye, fındık, fıstık, badem, ceviz, tahıl ve bazı sebzelerde bulunur.

Karbonhidratlar (Alet Besinler): Karbonhidratlar hemen enerji sağlayarak vücudun zihin ve fizik çalışmaları için gerekli enerjiyi verirler. Karbonhidratların eksikliği bitkinliğe, sağlığın bozulmasına, zihin konsantrasyonunda azalmaya yol açar.

Yağlar (Yakıt Besinler):

Dengeli beslenmede bu üç grup besin vücudun ihtiyacı oranında sürekli ve dengeli bir biçimde tüketilmelidir. Şöyle ki: Normalde günlük besinin %20’si protein grubundan, %60’ı meyve sebzelerden, %10’u unlu maddelerden ve %5’i de yağlardan oluşmalıdır.

 

BOŞ ZAMANLARI EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRME YOLLARI

              Boş zamanları en iyi şekilde nasıl değerlendirebileceğimiz konusuna geçmeden önce zaman ve boş zaman kavramalarına tanıma gerekliliği vardır.

Zaman: İnsan yaşamının yerine göre uzun veya kısa süreli, tekrarı olanaksız, başlanıcı ve sonu belli, saatle ölçülebilen bir bölümüdür.

Boş Zaman: Bireyin hem kendisi hem de başkaları için bütün zorunluluklardan veya bağlantılardan kurtulduğu ve kendi isteğiyle seçeceği bir faaliyetle uğraşacağı zamandır.

Boş zaman değerlendirme esasında, her yaşta insanın önemli bir sorunudur demek mümkündür. Bunun nedeni kişilerin boş zamanlarında hem vücutlarını hem de zihinlerini dinlendirecek ve bireye doyum sağlayacak faaliyetleri tam olarak bilememelerinden kaynaklanmaktadır.

Boş zaman değerlendirme bireyden bireye, toplumdan topluma değişmektedir. Her birey boş zaman değerlendirme biçiminin nasıl olacağına kendisi karar verir. Ancak verilen her kararda kişinin çevresinin etkili olduğu da bir gerçektir. Bireylerin boş zamanlarını değerlendirme yolları ailelerinden ve çevrelerinden öğrendikleri ile biçim alır diyebiliriz.

Boş zamanların değerlendirilmesi gerekliliği ve gerçekliği günümüzde var olan bir durumdur. Ancak burada önemli olan boş zamanları değerlendirmek değil boş zamanları etkili ve verimli olarak değerlendirebilmenin yollarını bilmektir. Bugün herkes boş zamanlarını değerlendirebilir. Ancak her bireyin bunu etkili ve verimli bir biçimde yaptığını söylemek mümkün değildir.

Olayı daha da açacak olursak:

Birey boş zamanını değerlendirirken yani; istediği bir uğraşı ile zevk ve doyum sağlamak amacı ile boş olan zamanını geçirirken herhangi bir faaliyetle bu maksatla uğraşırken; toplumsal ödevlerini yerine getirdikten sonra özgür iradesi ile giriştiği dinlenme, eğlenme, bilgi ve becerilerini geliştirme, toplum yaşamına gönüllü olarak katılma gibi bir dizi uğraşılardır diyebiliriz.

Boş Zamanların Değerlendirilmesinin Özellikleri:

Birey bu faaliyetlere kendisi arzuladığı için katılır. Bunu kendisi seçer, başkasının zorlaması değildir. Gönüllülük esastır.
Bu eylemelere katılmak bireye ani ve direkt olarak doyum sağlar.
Bireysel, grupla beraber, örgütlü veya örgütsüz bir biçimde olabilir. Esnektir. Sayısız biçimlerde bulunabilir.
Evrensel olarak uygulanır ve aranır.
Ciddi ve amaçladır. Bireye göre bir anlamı, değeri vardır ve kendisi için bir amaçtır.
Boş zamanı değerlendirme, genellikle bir çeşit faaliyeti gerektirir. Örneğin; fiziksel, zihinsel, toplumsal veya duygusal olabilir.
Boş zaman değerlendirme ikincil ürünlere sahiptir. Yani birey hem boş zamanı değerlendirir hem de fiziksel, toplumsal gelişme, sağlıklılık vs. gibi kişiliklerine mâl olan özellikler kazanır.

Boş Zamanların Değerlendirilebileceği Bazı Faaliyetler:

  1. Kitap okumak.
  2. Gazete, dergi vb. güncel yayınları okumak.
  3. Ev işleri ile uğraşmak, bazı tamiratlar, evin bakımı, ebeveynlere yardım vb. .
  4. Radyo ve TV izlemek.
  5. Spor faaliyetleri ile uğraşmak.
  6. Tiyatro ve sinemaya gitmek.
  7. Temiz havası olan yerlerde kır gezileri, yürüyüşler yapmak.
  8. Sanatsal faaliyetlerle uğraşmak (resim yapmak vb.)
  9. Zeka oyunları oynamak.

Bunların dışında bireyin tercihlerine, kişilik özelliklerine göre değişebilecek; bireyi geliştirecek ve rahatlamasını sağlayacak faaliyetlerde boş zamanları değerlendirmek için uygun faaliyetler olarak sayılabilir.

About The Author

Comments

Comments are closed.

Genel